Dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Raising Hope Dizisindeki Türk Hot Dog'çu

1 Mart 2012
Her Yerde Türk Var'ı çoook uzun zamandır ihmal ediyordum. Az önce Umut süper bir video gönderince gaza geldim. İnşallah Mart ayı bereketli geçer.

Türk izimiz, Fox'ta yayınlanan Raising Hope adlı komedi dizisinden. Kahramanlarımız hot dog'çunun önünde kendi işini kurma üzerine konuşuyorlar.

Derken Virgina, sosisli sandviç yapan adamı örnek veriyor. Ve bir de bakıyoruz ki...




Smallville: İstanbul'daki İnsan Ticareti

23 Aralık 2010
2007 yılından bir Türk izi. Şu anda 10. sezonu yayınlanan Smallville dizisinin 6. sezonunun 20. bölümü.

Malum, dizimiz Superman'in gençlik yıllarında geçiyor. Daha çok da gençleri hedeflediği için doğrusu ben hiç seyretmedim.

Bu sahnede (anladığım kadarıyla) Clark Kent sevgilisine bir haber için görevlendirildiğini söylüyor.

Bunun üzerine kız da Her Yerde Türk Var'ı ilgilendiren soruyu soruyor: "İstanbul'daki insan ticareti haberi için Fletcher'la mı gidiyorsun?"

Bu Türk izini (ve klibi) Recep Boğatepe gönderdi. Elleri dert görmesin.

Scrubs dizisindeki Pakistanlı'ya benzeyen Türk

19 Aralık 2010
Scrubs dizisini izliyoruz. 5. sezonun ilk bölümü.

İzleyenler bilir, dizide Christopher Turk isimli bir karakter var. Genelde de soyadıyla hitap ediliyor.

Christopher ile sevgilisi Carla kafetaryada öpüşünce Dr. Reid, "Türklerden bıktım artık" diyor. Güya hemen arkasında da bizden biri var. Üstüne alınıyor. Bunun üzerine Dr. Reid, "Senden değil Ömer. Senin milletini seviyorum" diyor.



Gördüğünüz üzere, Türk'ü oynayan karakter bizden çok Hintli'ye benziyor. (İlter Kalkancı'nın uyarısıyla düzelttim. O başlığı sadece Hintliler giyiyormuş. Ama link değişir diye başlığa dokunamadım maalesef.)

Elden gelen bir şey yok tabii. Amerikalılar için dünyanın bu tarafındakilerin görünüşü böyle. Diziyi yapanlar da buna uygun birini oynatmış.

Sahnenin devamında da aptal saptal bir espri var. Bu kez de Dr. Dorian, "Türkler çok sinsi" diyor. Güya Ömer pudingini almış.

Bu Türk izini ve ekran görüntülerini Erman gönderdi. Sağolsun, varolsun. Klipleri ise ben hazırladım. Sağolayım varolayım.



Prison Break'teki Türk Konsolos Erol Tabak

16 Ekim 2010
Prison Break dizisinin 15 Eylül 2008'de yayınlanan 4. sezon, 4. bölümünü izliyoruz. (Eagles & Angels - Kartallar & Melekler)

 

Faili meçhul cinayetler işleyen yeraltı örgütü "Şirket"i çökertmek için çalışan ekip, ipuçlarını takip ediyor ve Los Angeles'taki Birleşmiş Milletler bünyesinde çalışan Erol Tabak adında bir Türk konsolosa ulaşıyor.

Ancak “Şirket” ile bağlantısı olan kişinin Erol Tabak değil, Amerikalı eşi Lisa Tabak (Stacy Haiduk) olduğu ortaya çıkıyor. Lisa Tabak’ın korumalarından birinin öldürülmesi için ise, "Ermeniler ile ilgili" deniliyor.

Bu Türk izini paylaşan Ozn, Tunay Çakmanus, Mehmet Atar'a teşekkür ederim. Ekran görüntülerini ise İhsan Tosyalıoğlu ve nomad76 gönderdi. Elleri dert görmesin!



Jennifer Lopez (kalp) Türk Kahvesi

9 Ekim 2010
How I Met Your Mother dizisindeki "Türk lezbiyenlere benziyorum" izine daha önce yer vermiştim. 

Bu da aynı diziden bir başka Türk izi. Çok önemli bir şey değil ama biz erkekler için dikkate şayan olabilir çünkü başrolünde Jennifer Lopez var. :)


Jennifer Lopez'in konuk oyuncu olarak yer aldığı beşinci sezonun 17. bölümünde, kendisine sunulan kahve seçenekleri arasından Türk kahvesini tercih ediyor.


Bu Türk izini Efe Dincer, Alkan Akıncı ve Barış Çulsuz gönderdi. Eksik olmasınlar!

True Blood'da Sabahat Akkiraz söylüyor: Beni Beni

21 Eylül 2010
HBO'nun ünlü vampir dizisi True Blood'ın 2. sezon, 4. bölümünden bir sahne. Tera ve Marilyn mutfakta konuşuyor.

Biraz dikkat ederseniz fonda (radyodan geliyor gibi yapmışlar) tanıdık bir ses duyacaksınız.

Türk Halk Müziği sanatçımız Sabahat Akkiraz söylüyor: Beni Beni


Telif hakkının sahibi Medianmusic'in internet sitesine baktığımızda şarkının izinli kullanıldığını görüyoruz.

Hatta aynı şarkı Harrison Ford'lu Crossing Over filminde de kullanılmış. Bunu şimdilik not düşeyim, inşallah en yakın zamanda klibini bulup yayınlarım.

Bu Türk izini Deniz Uruş gönderdi. Sağolsun, varolsun, dikkati daim olsun.

Pacific Dizisindeki Türk Düşmanlığı

1 Ağustos 2010
Yapımcılığını Steven Spielberg ve Tom Hanks'in yaptığı Pacific dizisinden bir Türk izi.

(10 bölümlük bu dizi 23 dalda Emmy ödülüne aday olmuştu ve fakat bir tane bile kazanamamıştı.)

Amerikan deniz piyadesi Leckie, birliğiyle beraber Avustralya'nın Melbourne kentine geliyor. Burada bir Yunan kızla tanışıyor. Kız onu evine, yemeğe götürüyor.

Yemek sonrasında Leckie, kızın annesine Avustralya'ya yollarının nasıl düştüğünü soruyor. (Altyazı koymayı bilmediğim için videonun altında deşifre olarak yer verebiliyorum.)



Leckie: Ee mama, senin gibi bir Yunan kadın Melbourne'da ne yapıyor?
Anne: Ah, boşver sen onu.
Leckie: Hayır hayır. Boşvermem, siz Avustralyalı değilsiniz.
Anne: Hayır, hayır. Ben eski kıtadan geliyorum. Smyrna'dan (İzmir'den).
Leckie: Türkler tarafından yağmalanmıştı, değil mi?
Anne: Biliyor musun?
Leckie:  Çok okurum.
Anne: Türkler 1922'de işgal edip yaktılar. Her şeyimiz gitti. Hayatta kalanlar ben ve annem gibi kaçabilenlerdi. Biz rıhtıma kadar gidebildik. Bir gemiye yüzdük. Kaptan bizi gemisine aldı ve Pire'ye kadar götürdü. Hayatımızı kurtarmıştı ama evimiz gitmişti. Nereye gidebilirdik ki? Biz de buraya geldik.

Türk Lezbiyenlere Benziyorum (How I Met Your Mother)

20 Temmuz 2010
CBS televizyonunda yayınlanan How I Met Your Mother (Annenizle Nasıl Tanıştım) dizisinden bir sahne.

Robin restoranda biriyle yemek yiyor. Önceki konuşmalarından biliyoruz ki, ilk buluşmalarda kendini frenleyebilmek için bacak kıllarını almama kararı var.

Ancak buluştuğu doktoru çok beğenince gecenin farklı ilerlemesini istiyor. Bunun için de Lily'den acilen tıraş bıçağı getirmesini istiyor.


Robin: Lily (gelmezsen) tıraşlamama gerek kalmayacak. Kıllar bacaklarımda dalgalanacaklar.
Lily: Kusura bakma, şu anda gelemem.
Robin: Lily, bacaklarımı bu halde görmemeli.Türk bir lezbiyene benziyorum!

Türk lezbiyen??? Kıllı bacak???

Valla ne alaka bilmiyorum. Buyrun işte bu da videosu: (Bu Türk izini paylaşanlar olmuştu. Ama Umut Balkan videosunu da gönderdi. Eksik olmasın.)

Homer Simpson'un Türkçe konuşan bilgisayarı

26 Mayıs 2009
Türk izimiz efsane dizi Simpsonlar'dan.

Olay, 3 Ekim 1999'da, 11. sezonun ikinci bölümü olarak yayınlanan Brother's Little Helper'da geçiyor. (Bölümün yazarı George Meyer.)

Homer Simpson'un elinde bir el bilgisayarı (PDA) var.

Homer: Ah, this thing will do anything. Watch, I'll ask it how many leagues in a furlong. No wait. I'll make it say, "What's the matter with you?" in Turkish.
PDA: Neyin var? Derdin ne?

İşte bu da videosu:



Orijinal senaryoda bu diyolog şu şekilde yer alıyor:

Homer: Ah, this thing will do anything. Watch, I'll ask it how many leagues in a furlong. No wait, I'll make it say,"Whassamatta, you?" in Turkish. [fiddles with keyboard]
Organizer: [in Turkish] 'Whassamatta, you?'

Şurada yer alan bilgiye göre PDA'yı Hank Azaria seslendirmiş.

Simpsonlar'da başka Türk izleri de var. Tabii ki hepsine bir bir yer vereceğim.

Bu Türk izini ileten Can Yılmaz'a ve Her Yerde Türk Var'ı güncellemem için gaz veren Kübra Sönmez'e çok teşekkür ederim.

Stargate Atlantis'in Türk Bilimadamları

30 Mart 2009
Bilimkurgu dizisi Stargate Atlantis'i ben hiç seyretmedim. Sci Fi kanalında yayınlanan dizide, çeşitli ülkelerden biliminsanları kutuplarda açılan bir kapıdan Atlantis'e gönderiliyormuş.

4. sezonun Midway adını taşıyan bölümünde, bir görevlinin kolunda Türk bayrağı olduğu görülüyormuş. Dolayısıyla, bu biliminsanın da Atlantis'e bizi temsilen gittiği anlaşılıyormuş.


Büyük halini görmek için üzerine tıklayın.

Bitmedi. Dizinin bir başka bölümünde ise bu kez bir erkek karakterin kolunda Türk bayrağı görünüyormuş:


Büyük halini görmek için üzerine tıklayın.

Bu Türk izinden beni haberdar eden Akif Özkalay'a teşekkür ederim. Fotoğrafların kaynağı: Bir ve iki.

Türk ordusu eşcinselliğe izin vermiyor

14 Ekim 2008
Türk izimiz, timsah.com'un editörü Mehmet Özen'den geldi. Diyor ki Mehmet...
Sinema dergisine göre yapılmış en iyi avukatlık dizisi olan (ki ben de bu tavsiye ile başladım izlemeye) Boston Legal'ın 4. sezonun 4. bölümünden bir Türk izi.

Madalyalı bir ABD'li komutan (albay ya da general sanırım) eşcinsel olduğunu açıkladığı için ordudan atılmak isteniyor. Bunun üzerine o da ABD ordusuna dava açıyor.

İşte bu davanın kapanış konuşmasında Türkiye'nin orduda homoseksüelliğe izin vermeyen tek NATO ülkesi olduğu söyleniyor.


Bu arada, diziyi merak edenler için, Boston Legal'ı, başrolde harikalar yaratan ünlü aktör James Spader ve inanılmaz bir dönüş yapan uzay yolunun efsane kaptanı Kirk (William Shattner) sürüklüyor.

Bu ikilinin diyalogları ABD'nin politik ve sosyal konulardaki müthiş bir aynası aslında. Birçok siyasi, toplumsal konu, ABD politikaları ve avukatlığın etik problemleri ilginç davalar ile eğlenceli bir şekilde masaya yatırılıyor.

Lost'un Ben'i Türkçe biliyor

6 Ekim 2008
Sevenlerinin pek sevdiği (ben de onlardan biriyim) Lost dizisinde Benjamin Linus'un Türkçe konuşması hepimizi çok şaşırtmıştı.

Bu konuşma Amerika'da 24 Nisan 2008'de yayınlanan The Shape of Things to Come adlı bölümde (4. sezon, 9. bölüm) gerçekleşti.

Bir "flashforward" sahnesinde, Ötekiler'in başı olan Ben, Tunus'ta bir çölde silahlı iki Arapla karşılaştı.

Önce, "I can explain. Do you speak English?" diye sordu. Arkasından da, "Türkçe biliyor musunuz?"



Gazetelerde haber de olan bu diyolog "Bizi yine Arap yerine koydular" tartışması yarattı.

Kimileri de Türkçe konuşmanın nedenini, bu bölümün yayınlanmasından kısa bir süre önce Türkiye'ye gelen Sawyer'a bağladı.

Ancak bana kalırsa asıl kaynağın, Lost'un senaristlerinden olan ve Batman'i Batman'a getiren bir Janissary macerası yazan Brian K. Vaughan olması daha büyük bir ihtimal.